Bacak damarları tıkanıklıklarında egzersiz ve daha aktif bir yaşam ile hastalığın ilerlemesinin önüne geçebilirsiniz. Unutmayın, egzersizin etkisi bir ay içinde görülmeye başlar fakat kesildiğinde tekrar başa dönülür.
Spor ve egzersiz, vücuttaki kan volümü ve hemoglobin miktarını arttırmaktadır. Böylece kan miktarı ve kan akış hızı düzenlenmekte, damar tıkanıklıkları gibi hastalıların önüne geçilebilmektedir.
Birinci yöntem pıhtı eritici ilaçların damar yoluyla verilmesi. Başarı şansı düşük olduğu için, acil anjiyo laboratuvarı ve ekibinin olmadığı durumlarda yapılır. İkinci ve etkin yöntem ise tıkanan damarın acil kalp anjiyosuyla belirlenip anjiyoplasti ve stentle açılması. Bu tedavi yöntemi yüksek başarı oranına sahip.
Damar tıkanıklığı kendi kendine açılır mı? Damar tıkanıklığı kendi kendine açılmaz. Bu durum genellikle cerrahi müdahale (bypass) veya anjiografi ile balon/stent tedavisi gerektirir.
Yürüyüş yapmak, damar tıkanıklığını önlemeye ya da azaltmaya yardımcı olan etkili bir egzersizdir. Düzenli olarak yürüyüş yapmak; kalp sağlığını korumaya, kalp krizini ya da inme riskini azaltmaya yardımcı olur.
Yürüyüş, bisiklet ve yüzme kalp hastalarında kullanılan en önemli egzersizlerdendir. Genel olarak, egzersiz kapasitesi düşük olanlar, düşük şiddet ve süreli, gün içinde birkaç defa uygulanan egzersizden fayda görürken, egzersiz kapasitesi yüksek olanlar haftada en az 5 gün sürekli yapılan egzersizden fayda görürler.
%100 tıkanıklık bazen hafif bir felç sonrası ortaya çıkabilirken, bazen de ağır bir felç sonrası fark edilir. Bu nedenle “%100 tıkalı damar açılır mı?” sorusunun cevabı ancak iyi bir ultrason, bilgisayarlı anjiyo veya klasik anjiyo ile netleşir.
Bu nedenle de tıkanıklığın ilerlemesi halinde kalp krizi ya da inme gibi insan hayatı açısından oldukça tehlikeli durumlar beklenmedik anlarda ortaya çıkabilir. Yavaş yavaş oluşan bu hastalık çoğunlukla 50 yaş üstü bireylerde belirti vermektedir. Çok az da olsa çocuk ve gençlerde de görülür.
Karabaş otu ve kril, kalp damar sağlığı için en etkili Takviyelerdir.
Damar tıkanıklığında tehlike yalnızca “yüzde kaç tıkalı” olduğuna bakılarak değerlendirilmez. Genel olarak %30–40 darlık takip edilirken, %50 ve üzeri darlık klinik olarak önemlidir; %70'ten sonra kan akımı belirgin azalır, %90–100 ise hayati risk oluşturur.
Zayıflayınca varis tamamen geçmez, ancak semptomlarda belirgin azalma görülebilir. Kilo kaybı, bacak toplardamarlarına binen basıncı azaltarak ağrı, şişlik ve ağırlık hissini hafifletebilir. Ancak oluşmuş varisli damarlar, tedavi edilmedikçe kendiliğinden kaybolmaz.